5 Ağustos 2016 Cuma

Ferah Uyusun Ruhun...


 O güzel, yeşil gözlerine her zaman hasret duyacağım. Yatanın hem sen hem de değil oluşu... Kanı çekilmiş sapsarı yüzünün güzelliğini hiçbir yazıyla izah edemeyeceğim için biraz buruk hissediyorum. Ama senin beni anladığını hep biliyordum.

 Gözyaşları ve ağıtlar içinde seni ufak parçalarla yaşayabildim ve özlemini duyacağım bir cesedinin olacağını söyleselerdi buna katiyen inanamazdım.

 Umursamaz tavırların ve yüreğinin güzelliğinin yaşantın boyunca kıymetini bildiğim için en ufak pişmanlığım yok. Belki biraz daha iletişim kurabilirdik seninle.

 Zorla çektiğimiz fotoğrafa bakıp kapatıyorum sık sık. Yaşama sevincinin, gençliğinin, hayatının böyle feci sonlanması beni ve herkesi kahreden.

 Yakışıklılar ölemezdi.

 Ölemezdi evet ama benim ille de bir ders çıkarmam gerekiyorsa bu, sağlıksız edindiğim dini kuralları toplum baskısıyla uygulamak ve uygulatmak olmamalıydı. Sen araştıran, vicdanlı bir çocuktun ve eminim böyle olmasını da istemezdin.

 Senden sonra bunları görmek benim acımı gölgelemedi. Bir parça canımı sıktı sadece.

 En sevdiğim insanları kaybetmek korkusuyla törpülediğim karakterim seninle birlikte kendini bir kez daha aşındırdı. Hala hırslara anlam veremeyip dehşete düşüyorum ve devam ettiğine şahit oluyorum dışarıda. Hırs yoksa batıl var. Ve biz korkunç bir dünyada yaşıyoruz diye senin için sevinip, sana imreniyorum.

 Sürekli insanlara senden bahsedip inançlara vurgu yapmayı ya da o da öldü bak diye nispet edercesine içten pazarlıklı yaklaşmayı iğrenç buluyorum.

 Ölüm hep vardı. Sana bakılıp ibret alınası bir durum değil ki bu. Senin günahının, sevabının, orucunun, namazının hesabını tutarcasına bir pazarlık, bir hesap kesme hiçbir kulun haddi değil.

 Yine de yanan bir aileyle hayata devam ediyoruz artık. Bir anne için yanan yüreğin yangısını ilahi  ezgiler ve ahenk ile dinmesi güzeldi. 

 Hasretinle çocuğum..




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder