27 Ocak 2012 Cuma

Hüzün

Ders çalışmak yerine yapılacaklar listesi o kadar uzun ki.  Mesela artık bunalmış olabilir insan çalışmaktan. Dışarıdaki kar da bir türlü kalkmayınca işte böyle saçmalıklara girişilebilir.


 Bunlardan sonra ortaya çıkan görüntü.

 Duvarda asılı olan programa arkamı döndüm ve bunu yaptım dün akşam. 

Sınav çıkışında meşhur Tarhana Baba'ya gittim. Malum Uşak'ın tarhanası meşhur evdekilere alayım diyerekten. Girer girmez bir bardakta sıcacık tarhana tutuşturuyor oradaki teyze elinize tadımlık. Burada paylaşmak üzere fotoğraf çekmek için izin aldım ve sahibi de sağ olsun benim amatör fotoğrafçılığım karşısında poz vermeyi kabul etti.








                                                                    Şimdi İstanbul'a dönüş vakti. Elveda şehri Uşak...

15 Ocak 2012 Pazar

Yarım Çocuk


Çocuklar temiz, masum çocuklar.
Çocuğun baktığı çocuk haşin.
En hakikatlisinden bir kıyas
İçgüdünün verdiği adaletmiş!

Saat başı çalan zili
Kaldırarak susturmayla gelen dikteler
Canı cehennemeydi, diyemedi.

Ben de düşünmüştümlerin katili, ama
Fatura meleğin elinde, hesabı mandal kesmiş
Disiplinin kitabını yazmış maşa!

Bir iç çekişi kalacak
Bedeni eksik meleğin.
Kıvrak sakinlerin dillerinde
Fırtınalı dedikodularda, yarım çocuk!

‘Cılız bir nefes seslendirir ihtiyacı
Dingin bir geceye ümitti gelecek!
Şuurun acıya uyanmasıydı işte gerçek.
Bir eldi yanağına değen
Tıp virüsüne ilaç. ‘

12 Ocak 2012 Perşembe

Kadeh

Efendim yeni bir yeteneğimi daha keşfettim. Resim çizmeye o kadar özenirdim ki... Tûbam çizerdi imrenirdim vallahi. Meğer benim de yeteneğim var imiş yani en azından çöp adamdan başka bir şeyler de çizebiliyormuşum. Mutlu oldum vallahi... Tûba'ya da buradan şükranlarımı sunayım. :)

11 Ocak 2012 Çarşamba

Yağmur Saçlı Kız

                              “Bileklerin mahremiyetini sergileyen parmaklar,
                                                       Estetiğin cam ardındaki görüntüsü”

Uzandı yatağına ve koydu kolunu beline
Dizlerini büzerek el bileklerini oynattı düşünde
Kazıdı düşünceyle tırnağını
Çektiği nefeste kadındı.

/İç hesaplamalarındayken
Kayıp giden gözlerde haz
Nefesin koynunda gece
Ay dolanmış çarşafa /

**

Yağmur saçlı kız ağlıyor yorgan altında
Yalnız değil yirmi yaşında.
Pencerenin öte yüzünde,
Esen rüzgârda gözleri.

Geceye göstermeyecekti yüzünü
Öperken gülmeyecekti, biliyordu
Gül bülbülün kanına girmişti

Baca içe üfledikçe dumanını,
Zeytin sabaha hasret tütüyordu
Yıldızlar küsmüşken gökyüzüne
Gökyüzü ki maviye nispet

Maviydi işte kara gece de
Sürmelerine kadar mavi
O gömlekte maviydi kerem
Aslı kadar maviydi âhı

10 Ocak 2012 Salı

Sevinç, boğaz...

 Hayali bir kahraman oluşturup benim de, şu dersler canımı sıkıyor Olric diyesim var ve bütün sorumluluklarımı ona yükleyesim. Böyle şahane bir gün de keyfim tadım kalmadı hiç. Vizede yüksek puan aldığım derslerden hiçbir bilgi hatırlamıyorum. Amacım ezberleyip sadece o dersi geçmek. Öyle ki yüksek puan aldığım bir dersten üzülür oldum. Bu sisteme biraz daha fazla boyun eğmiş hissettim kendimi. Biraz daha aptallaşmış. Bazı kesimlerce de aldığım? puan, kazandığım konum ve elde ettiğim gelir kadar sevileceğimin, önemseneceğimin vs farkındalığı..! 
 Aslında ciddi ciddi bana kalsa okumam. Vallahi de okumam billahi de. Okumaktan kastımı anladığınızı umuyorum. Ve üzülüyorum bazen insanlar kazandıkları statülerin içlerine sığmaya çalışıyorlar. Yazıklar olsun. 
 Neyse size Uşaktan kar görüntüleri sunayım ve susup boyun eğeyim. 





Umutla kalın diyorum.. :(

2 Ocak 2012 Pazartesi

Olay Var

 Bu gün karışıktı bu şehir birazcık. 
 İlk finalden çıktım ve merkeze indim. Malum çok şahane yurdumun beni aç bırakarak -mutfaktaki su da soğuk- alnının teriyle kazandığı aylık taksitini yatırmak için bankamatiğe doğru ilerliyordum. Parti sınavımdan çıkmışım ve malum komünizmi anlatmışım. E biraz merakta var baktım meydanda birilerinden ses geliyor. Hamide koş bloga malzeme dedi içimdeki ses hem kamu okuyordun biraz güncel ol dedi bir diğeri onu geliştirir nitelikte. Gittim hemen telefonumu aldım elime ve bir fotoğraf çektim anı ölümsüzleştirmek adına. 
Bir grup liseli hepsi erkek(?) ilk önce tekbir getirdiler sonra birilerini kahrettiler. Ben ne oluyor anlamaya çalışırken önlerine metin verildi çocukların ve o metinleri okudular. Ben liseye giderken öyle cümleler kuramıyordum. Ermeni soykırımından bahsetti. Derdi anlaşılmıştı. Sonra kendi geçmişlerine bakmalılar tarzında sözler duydum. "Okutturuldu." İç siyasete de girmişlerdi sloganlarda. Ben fotoğraf çekerken bir fotoğrafçının objektifine yakalandım iyi mi. :) Etrafa pek kimseyi toplayamadıklarından iki üç kişinin arasından bakarken tam ortasında yer aldım karenin sanırım. Kendimi gazetelerde, dergilerde, parti resimlerinde görürsem şaşmam. 
Yazık diyorum gençlere. Kendilerini kalıba sığdırdıkları için. O kağıttakileri anlıyormuş gibi okudukları için, belki de anlıyorlardır. Yargılı olma Hamide diyerek bitiriyorum sözü.