9 Nisan 2015 Perşembe

Vizeler Malum


 Var olsun fotokopiciler.

 Üniversitemin uzatmalı yıllarında şükran içinde o güzelim kitapların arasından birkaç bilgiyi çoğaltıp beynime kısa süreliğine alıp kağıda aktarabildim diye öylesine mesudum ki. İfadeler yetmez anlatmama.

 Mutsuzluğumun tek sebebi kitaplığımda süs niyetine tutabileceğim bir kamu yönetimi kitabım bile yok. Okulu bitireceğim yine de. Altın bilezik klasiği.

 Neye geldik, okumaya deyip evden adım atmadığım yıllar da oldu. En az sırf eğlenceye düşkünlük yüzünden okulu ihmal ediş kadar gereksiz bir tavır bu da. Yahu yaşa gitsin. Tek görevi tüm öğrencilerin okumak filan değil ve okumak denen şey (notlardaki başarı kıstas alınıyor malum) öyle çok da afili bir halt değil. Samimi söylüyorum, akşam bakıp hafızaya atmayla mezun olunabiliniyor.(Olamadı.)

 Niteliksiz bir kamu mezunu olacağım için yarı pişmanlık yarı intikam duyguları içerisindeyim. Kimden intikam aldığım konusunda hiçbir fikrim yok. Umrumda da değil açıkçası.

 Yazıyorum falan ya şimdi. Güzel bu. Arada kitaplar da okuyorum. Kendimi iyi hissediyorum böyle.