15 Ağustos 2016 Pazartesi

Ateşsiz ve Dumansız



 Sağlığımda hayallerini yıktığım insanlar öldüğümde ne için ağıt yakacaklar?

 Kuzenimin vefatıyla hepimiz yandık. Yandık, ateşsiz ve dumansız.

 Ölüm arzusu çektiğim zamanlarım kendime dürüst gelmezdi, bu hissiyatın dışından baktığım zamanlarda. Yakından tanışıklığımın böyle olacağını tahmin de edemezdim elbet. Çok fırsat bulamasam da dalıp gitmelerimin artık somut bir açıklaması oldu.

 " Burası dünya yahu, burası bu kadar işte."

 Yalnızlık çekiyorum. Hatta kendimi en yalnız hissettiğim dönemi yaşıyorum. Kimseye diyemiyorum ve aslında ne diyeceğimi bile bilemiyorum. Korkunç bir yerde öylece bekliyorum ve tüm bu zamanın içinde bencil olmamak için çaba sarf ediyorum.

 Bir anneye ve acısına bakıyorum ve acıyı görüyorum, tanıklık ediyorum.

 Kanserli hücreler ve antibiyotikler var hep. Ses ve ahenk var. Afyon her daim.

 Fikir arıyorum yana yakıla. En güvendiğim ve beni kuyudan çıkaracak güçte. o gücün beni daha aşağıya bırakacağını bile bile belki. Çünkü hissiyatın dışı bunu gerektiriyor. Ateşsiz ve dumansız.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder