13 Ocak 2016 Çarşamba

Mesai Arası


 Merhabalar,

 İş yaşantımın bana dayattığı bu kelimeyle geçiyor bir günüm. Her attığım mailin başında merhaba.

 Uzun aralıklarla yazdığım bir yer oldu benim için burası. Yine de not düşmek istiyorum. Hayatımın seyri böyle böyle diye. Geçmişten kopamayan bu yapımla dönüp okumak ve her geçen gün maalesef ki bir çok masumiyetimi geride bıraktığımı görmek istiyorum.

 Acıdan besleniyorum gelecekte kalabilmek için. Zira yaşamak için çok matah sebeplerim yok. Zaten çok sıkıcı olmaya devam ediyor nefes almak, aşk falan.

 Diyeceğim iki üç laf daha var. Gönlümce konuşmak istiyorum bu gün.

 Aşkı çok güzel yaşarken, her şey yolundayken öleyim ya da acısı bittiğinde. Hayatı da böyle.

 İstesem de unutamayacağım yolculuğumu da not ediyorum.

 Eskişehir- Uşak dönüşü. Sabaha karşı güneşin hayat kadar güzel ama puslu doğuşu. Eminim gözlerimdeki nemle ilintisi yoktu pusun.

 Rüyaları kabusa döndüren adamlar her daim var mı olacaklar. Onları dramla yoğurup gülebilme kabiliyetimi alsınlar artık ve ben bu karmaşıklıktan kalabalıktan sıyrılıp durulayım.

 Her şeye  rağmen bu kabına sığmayan hallerim başıma bela. Bu süreçte yitenin bela olması dileğiyle diyerek son veriyorum sözlerime..

 Sevgiyle kalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder