25 Kasım 2014 Salı

Tanımadığım Ten


 Susarak özlüyorum...

 Ne olacağım ben böyle? Eğlenceler çağırıyor beni içine içine içimden.

 Deli gibiyim. Nerede kalabalık var orada bitiyorum. İnsanlar ne mutlu. Bakıyorum kahkahalarına mutlular gibi lan. Ben de atıyorum ama aynı etkiyi oluşturmuyor iyi mi?

 Neyse oradan başka bir kalabalığa geçiyorum. Oradan da başka bir yere... Son durak odam yine. İki yıl öncesi her karesini ezbere bildiğim bu yer şimdi epey yabancı. Huzur her daim içinde. Bazen Şerifeee diye bağırıyorum birden o beni rahatlatıyor. Ruhsuz ve kısık bir efendim geliyor. Zavallı ev arkadaşım sınavlarla, takıntılarla, gelenek görenek, toplum kabulü gibi kavramlarla kafayı bozmuş durumda. Kendisi dışında etrafındaki birçok şeyi de kontrol edebileceğini zannediyor. Bunun için de ciddi çaba sarf ediyor. Hakikatli üzülüyorum ona. Ne derdim varmış kızdan yana he.. Döküldü birden. :)

 Yüreği güzel insan. Her şey bir kenara gerçek gülüyor. İçten, samimi, tertemiz. Üzüntüsü gerçek. Kızgınlığı öyle. Hep kızgın. Kızacak ve söylenecek bir şeyleri her zaman bulabilir. Çok yetenekli bu bu konuda. Daha ne olsun.

 Sakinim sakin..

 Tanımadığım tenden sebep diyerek son veriyorum yazıma.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder