29 Ekim 2012 Pazartesi

Ne Haspaymış


 Artık sıkılmaya başladım bitsin şu tatil. Öyle ki can sıkıntısına muzurluklar yapmaya başladım. Epeydir canımı sıkan hem cinsime edebiyat üzerinden edepsizlik ettim. Evet, yaptım ve pişman değilim. Neye benzedi bu. Yabancı bir söylem gelmedi bana. Artık bloga şiirlerimi koymuyorum niyeyse. Şiir herkesin sevdiği bir platform değil. Bundandır belki, bilmiyorum.

 İnsanlar çeşit çeşit. Benzeşmiyoruz diye, farklılığı beni sinirlendiriyor, varlığı rahatsızlık veriyor diye bulunulan ortamdan men etme hakkını kendimde görmüyorum. Fakat içimde şahsıma yapılmış saygısızlığı atamamışlığım var. Kendime hakim oluşuma şaşkınlığım bir de.

 Bir süre kandırdım kendimi ki bunu çok iyi başarırım. Kendimi kandırmakta üstüme yoktur. Bir çok insanı bilemem. Yapılan eylem bana yöneliktir ve zararı belki somut olarak da banadır fakat yapanı manen yoksunlaştırır. Damardan girmişim, buna kanmamam düşük olasılıkta.

 Olayın sıcaklığından olsa gerek pek düşünmüyorum. Geriye döndüğümde kendime diyeceğim yoksun kelimelerden birisi de izbe olacaktır. Sık sık maruz kaldığım mide bulantılarımın yegane sebebi bir insan oldu ne acı. Kanaatsizlikle itham edildiğimde hatta beni yok saymaya varabilecek kadar bir nefretle karşılaştığımda bile bu kadar incinmemiştim. Etki tepki. Birinde edip de bulmuştum. Etmeden bulmak da varmış nasibimde. Kıyaslamadım değil mi?

Haspa: Genellikle kadınları kızdırmak için kullanılan, anlamı olmayan alay sözü. Demiş sözlük yazarlarından biri. Şimdi evde kaldığım üzre arkadaşlarıma hep bizim evde cinsiyet ayrımı var hem cinsimiz olmayan giremez gibi şaka yollu kendimi ifade ediyorum. Şiirlerim de evim gibi oldu. Hem cinsim olmayan üstüne alınmasın demek sakıncalı ve yanlış anlaşılmaya müsait durumlar doğurabilir. Demiyorum. :) O kadar yazı üzerine şimdi merak ettim ne yazmışım şiirde. Buraya da koyayım.


Haspa


Sadelikten dem vurmuş yüreği kara
Hüzün açıklarında tümceleri fani

Sözü bala bulayıp
Sevgiden bahseden
İşte onu
Mazide imgelere sakladım
Adını arayışlarda zavallı
Çek kurtar bu riyadan
Arsız arzularınla

Kendini güne eş tutuyor
Cesaretine yandığım
Adaletinin terazisinde
Işığından kibirle
Ay’a ağız eğiyor
Karaltıdan kendi de şaşkın.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder