21 Ekim 2012 Pazar

Hastalık da Benim Bir Parçam


 Hastalıktan bütün gün yattım. Gündüz bir ara dayanamayıp kendimi dışarı attım. Hemen binanın altında eczane var. İlaç alayım dedimdi. Cumartesi olduğundan nöbetçi eczane aramak zorunda kaldım iyi mi. Kendimden bir haber yürüdüm çarşıda. Hatta bir ara dedim şimdi bayılacağım. Yalnızken daha güçlü oluyorum. Evde olsaydım Pınarıma bin naz yapardım ağzımın içine bakardı bir şey söyleyeyim diye.

 Sonra komşularımızda ne ararsak bulunur. Burada komşuyu ne tanıyorum ne görüyorum. Dün akşam kaç tane kapı çaldım hiçbiri açmadı. Evde yoklardı sanırsam. En son bir tanesi açtı. Elimde bir tabak üstü peçeteyle örtülü. Bunu kabul ederseniz sevinirim deyiverdim. En üst katta oturuyorum diye de ekledim. Karşımda bana şaşkın ama biraz da acır gibi bakan bir çift göz vardı. Tabağı da aldı sağ olsun, geri vermeyi düşünen bir havası da yoktu hay Allah. :) Ayakkabılardan anladığın kadarıyla bir kız bir erkek vardı evde. Kapıyı açan erkekti.

 Kendi halime acıyıp bu gün elma yedim. Hiç meyve sevmeyen ben hastalığa iyi gelir meyve diyerekten. Onu da ev arkadaşımla tee ne zaman almıştık hatırlamıyorum bile. İki film izledim beynim oyalansın diye. Akşam olunca kendimi biraz iyi hissetmek zorunda olup kendime çorba yaptım. Buraya kadar iyi hoş her şey de bir baktım evde ekmek yok. Ekmeksiz içtim ben de. Sıcak iyi gelir diye kendimi de kandırdım. Hiçbir şeye elimi de süremedim evde. Öyle sıkkın, bıkkın, keyifsiz bir gün geçirdim.

 Hala daha keyifsizim.

2 yorum:

  1. kıyamam
    cok gecmıs olsun hamıdecım

    YanıtlaSil
  2. Sağ ol Öykü, var ol hep.
    İnan içten çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil