19 Temmuz 2012 Perşembe

Bir Denek'in Günlüğünden


 Malumunuz artık nete fazla giremiyorum. Çok fazla krizim gelirse bilgisayarımı da alıp dayımlara geliyorum, bildirimlerime, maillerime bakıp yazı ekleyip çıkıyorum. Netsiz yaşam sıkıcı geçiyor. Öyle ki asosyal gelmeye başladı bana yazışmanın olmadığı bir dünya. Sürekli düşünülmeden ortaya atılan sözcükler arasında hissediyorum kendimi. Neyse.

 Evde durduğum pek olmuyor. Arkadaşlarım geldiğimden beri bir türlü bırakmıyorlar beni sağ olsunlar. Bir akşam da babamla Üsküdar sahile indik. Kız kulesinin karşısına kuruldum yine. Muazzam bir huzur. Sonra bir  adım önüme iki küçük kız çocuğu olan bir aile geldi. Kızlardan büyüğüyle bayağı göz temasları kurduk. Ama küçüğün cilvesi fazla uzun olunca babam da kalkalım artık deyince kavuşamadan ayrıldık.

 Eve geldiğimde birkaç soru çözerken uyuyakalmışım. Farkında olmadan yorulmuşum bayağı. 

 Lise arkadaşlarımla günler öncesinden anlaştık, salı günü denize gidelim diye. Salı geldi biz de denize gittik. Havada güneş yoktu pek. Hatta giderken biraz yağmur atıştırınca bayağı lafı oldu aramızda. Plaja gittik ve kadınlar plajı bölümüne doğru yol aldık. Güzel bir yer bulunca da hemen yerleştik ama nasıl kalabalıktır bu. Çocuk sesleri dinleneceğim yerde iyiden başımı ağrıttı. Denizin ortasında kayalardan dolayı dalıp dalmama muhabbetini Fatmanur'la yaparken ve isteklerimle endişelerim arasında muhasebe yapıyordum. Bunu da blogunda yaz diyen dahiyane bir arkadaşa sahibim alimallah. Didem ve Tûçe'nin sahip olmak isteyip de olmadıkları o yeşil gözlerinden öpüyorum seni Fatmanur. :)

 Güneş olmasa da yanmışız. Krem de sürmemiştim güneş yok diye. Kardeşimin de benim de biraz canımız yandığından her yılki gibi yanık kremlerine talim.

 Sonra efendim, bu gün bütün gün evdeydim. Akşam üzeri kuzenim ve Öncel'le dışarı çıktık. Bir kafede oturduk ve kuzenimi tavlada bilmem kaçıncı kez yendiklerimin üzerine bir 5-2 bir de 5-1 yendim. :)

 Analiz edebilirsiniz. Sağlıkla kalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder