14 Kasım 2011 Pazartesi

Bu Ben Değilim.

 İki haftalık tatilden sona Uşak'a dönerken son anlarımın beni şaşırtmasıyla başlıyorum yazıma. 
 Gece yolculuk beni çok yoruyor diyerekten perşembe gündüze aldım biletimi. Çarşamba akşamı -sağ olsunlar- iki kere misafir ağırladık. İlk gelen misafirlerimiz komşularımızdı. Çay ve annemin enfes revani tatlısından ikram ettik. Bir tanesi mahalleden bir bayan. Daha önce ne gelmişliği vardır evimize ne uzun bir muhabbetimiz. Geldiği gibi başladı kızım şöyle başarılı böyle başarılı. Şimdi kadının hitabı kuvvetli olduğundan benim temiz saf yürekli annemi etkileyecek. Hatta tabiri caizse zehirleyecek. Hemen aldım elime dizginlerimi. Bekliyorum en ufak hatasında yerden yere vuracağım. Çok geçmedi üzerinden soruverdi. 
-Senin bölümün neydi tatlım?
-"Kamu yönetimi" dedim tebessüm ederek. 
 Buradaki gülümsemem tamamen içtendi. Belirtmek isterim. 
 Ama gel gelelim teyzemin ettiği laf. "Eh artık belediyelerde falan çalışırsın." Bende "başka şeyler düşünüyorum" diyerek konuyu kendi sahama çektim ve aklımın ucundan bile geçmeyecek bir kariyer çizdim gözlerinin önüne. 
-"Gazetelerde siyasi köşe yazarlığı düşünüyorum." deyiverdim.Ama teyzem maaşallah ona da bir küçümseme edasıyla "küçük yerlerden başalman lazım ama onun için."
 Buna da cevabım kesin ve net oldu. Gelen teklifleri değerlendirmiyorum çünkü ben bir aşamaya geldim Kalitemi düşürmek istemem gibilerinden. :)
 Sonra bu dediklerimi anımsadığımda inanamadım kendime. Olaya kendi değerlendirmemi yapacak olursam. Diğer komşuların gözünde bu davranışım antipati kazandı. Fakat bu bayanın gözünde galiptim. Anlayamadım orada neyin yarışını yapıyordu. Kızını ne olarak görüyor. Sadece evladından daha başarılı insanların olabileceğini göstermek istedim. Kaldı ki alanlarımız bile farklıyken kıyasta mâlup hissetti kendini. İyi mi ettim kötü mü ettim bilemedim. Ama gerçeklerle yüzyüze gelmesini sağladım sanırım. Sonunda bana "küçümseme" deyiverdi. Biraz çekingen biraz farkında. 
 Diyorum Hamide sana mı kaldı kaç yaşına gelmiş kadına ders vermek. Ama söz konusu benim annemle huzurumu kaçıracaksa evet bana kaldı!


 Daha sonra yengelerim ve kuzenlerim geldi. Tatlıdan kalmadığı için yeni bir çay ile fındık ikram ettim onlara da. Oturduk sohbet ettik. Güzel vakit geçirdik. Onlarıda uğurladıktan sonra benim uğurlanma törenim de sona ermiş oldu.


 Bavulumu hazırlarken günlüğümü buldum ve ufak bir göz attım. Altı sene kadar olmuş. Neler neler yazmışım. Fazlaca hüzünlendim. Ve son bir kaç aydır çocuğum ben dimi daha küçüğüm diye sayıklamamın nedenini gördüm sayfalarda. Okumayaydım deyip duruyorum şimdi.


 Sabah erkenden kalktım ve servis için yazanenin önünde beklemeye koyuldum. Yan tarafta Endüstri Meslek Lisesi vardı. Çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu bir lise. Ve sabahın köründe hepsinin elinde bir sigara derse doğru. Bende bu yol üzerinde sabah sabah nerden çıktı bu vicdan bekçisi dedirtircesine bir sigaraya bir yüzüne bakıyorum genç çocukların. Yaş olarak benden küçük olduklarından bakmakta sakınca görmedim. Ama malum küçük gösterdiğimden kimisi kız bana bakıyor diye havalara girdi, kimi minnet etmedi, kimisi karizmatik bakışlar attı. :)
 Harika bir yolculuk oldu benim için, yolda defalarca inip fotoğraf çekmek istedim. Pastel renginde bir doğa,  açılan tüneller ve aradan nostaljik etki oluşturan tren yolu...


 Otogarda indim ve yurduma geldim servisle. Fakat kapı duvar oldu üstüme! Yurdu cumartesi açacaklarmış. Aradım hemen ve sitem ettim fazlaca üstelemeden. İşletme sahipleriyle olan ilişkilerim pek zayıf olduğundan haklıyken haksız duruma düşmekten çekindim. Nasıl beceriyorlar kendilerini haklı çıkarmayı! İnsanlık ayıbı olarak görüyorum ve kendimi uzak tutuyorum. Şimdi burada düşenin hakkı nerede gibi klişe laflardan da etmek istemiyorum. Ve geceyi otellerinde geçiriyorum. Evham dolu bir geceden sonra sabah Tûbamla birlikte yurdumuza kavuşuyoruz.

2 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Küfür etseydim de aynı antipatiyi kazanırdım aslında. Ama ben kötü söz kullanmadığımdan uğraşmam gerekti. Tek sözlü olaylar bende de vardır ama işin ucundan annem var ve malum bakışlar... :)

    ***

    Burada her şey oluyor valla. Birde haklı olduklarını düşünerek surat bile yapıyorlar. Bizde ders çalışalım diye erken gelmiştik ama bütün planlar altüst oldu. Özel yurt sözde defalarca söyleyince açabildiler doğalgazın ayarını. Ben artık şaşırmıyorum bile o kadar komik şeylerde cimrilik yapıyorlar ki. Mesela yurdu hem geç açıyorlar açar açmaz da yemek çıkarmıyorlar. Bir kaç gün sonra başlatıyorlar yemeği. Elde ettikleri kârı çok merak ediyorum!

    Teşekkürlerimle.:)

    YanıtlaSil