23 Ağustos 2011 Salı

Çınaraltı


 Hangi gün olduğunu tanımlayamıyorum sormayın. Takip edilmediğimden sorulmayacağını da biliyorum hani ya neyse. Harika bir zaman dilimi yaşadım geceli gündüzlü. Lise arkadaşlarımla ayrılmadık hiç. Görüşüyoruz hala. Dün iftar için buluştuk Çınaraltı'nda, boğaz köprüsüne karşı. İstanbul aşığıyım efendim. Birde en kıymetli dostlarım  yanımda olunca değmeyin keyfime. Fotografla belgeledik o anları. Sizler için de bir tane koyuyorum fakat karede hiç birimiz yer almıyoruz. Bu aralardaki merakım da fotograf çekmek olduğundan bulduğum fırsatta çektim bu kareyi.


 Biraz yürüdük sahil boyu. Didem'e geçtik daha sonra kalmak üzere. İnternette bakındık bir süre bütün sınıfı andık iyisiyle kötüsüyle. İlk muhabbeti nerede ne okuduğu idi avımızın. Bir öğrendik mi bırakmıyorduk peşini. En çok da kopya çekmenin vermiş olduğu şevkle ettiğimiz kavgalardan dem vurduk. Ve daha neler neler. Sahura kadar uyumadık. Sahurdan sonra da uyuyamadık. Fatmanur tutturdu benim uykum yok sizde uyumayın. Biri şarkı söyler, biri masal anlatır, biri şiir okur. En son Orhan Veli'nin "Anlatamıyorum" şiirini mırıldandığımı anımsıyorum. Anlatamıyordum, evet. İçimde kopan fırtınanın sakinliğini. Sevincimi, üzüntümü, heyecanımı. 
 

2 yorum:

  1. Anlatamıyordum, evet. İçimde kopan fırtınanın sakinliğini. Sevincimi, üzüntümü, heyecanımı.

    Bana anlatabilirsin, ben dinlerim. :))

    YanıtlaSil
  2. :)) dillendirebildiğim vakit anlatırım. :))

    YanıtlaSil