Kayıtlar

Mart, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

.

Resim
Bir leke ne çok şeyi hatırlatıyor ve yine çok şeyi anlatıyor. Kanıyorsun, kanıyorum. Rüyalar öylesine güzel ki. Ne uyumak istiyorum geceleri ne uyanmak istiyorum günlere. Uyandığımda ışık varsa şayet mutluyum. Bir varmış bir yokmuş. Sevinçlerim kadar mutluluklarım. Kitaplarla geçiştirilesi bütün düzenler, alışkanlıklar. Bak ne güzel şeyler söylüyor ikinci dakikadaki o nefes. Aslında bütün sesler iyilik söylüyor. İçimdeki hariç. Bütün ağaçların çentiklerini aşka cesur olamayanlar oluşturuyor. Çoğunluktalar ve haklılar, biliyoruz. Şu baştaki ezgi ilklerin. Nereden uydurulmuşsa bu raks. Bana aitken birden bir çok kimselerin oluveriyor. Dinledikçe çoğalıyor kimseler. Yönlendirebilecek iken kabuslar müdahele etmemenin hazzına varıyorum. Dinliyorum.

...

 Yazarken eşlik etmesi için aradığım en sakin ses sessizliğim oldu. Yazmaya özlem yazdırana minnet ve sitemle diyerek başlamak istiyorum söze.  Masal perisi doğuyorsa içime içime uykusuzluk diye, bilirim ki benden yanadır değneğinin pırıltısı. Göremesin diye göz bebeklerim ihaneti. Bana "daha"lar bahşeden Yabancı'ya çayın hatırına sevgiler sunuyorum. Öfkemin harını özlemle dindirip sarıyor beni yine kendime.  Kimi katsam selime kalbi elimde kalıyor Mavi Kuş. Ki bu kafes ne yitebildi ne de sahip oldu büsbütün. Kabullendi. Kadınları, adamları, sızıları. Sustukça, sesler daha da yükseldi. Anlatamıyorum, o kadar yüksek ki kelimeleri. Duyuramıyorum, o kadar yüksek ki gözleri ve soramıyorum, zincirden elleri.  O balkon camından bakarken çamların ardında bir fahişe hayal ediyordum. Öylesine vakur ki karşımda. Ben de utanmadan susuyorum boyuna. Cüretimi bağışla. O sıra sen sigaranı çekiyorsun doyamıyorum çamlara bakmaya ve korkuyorum, mavi kuş ölüyor. Bu kaçıncı? ...