1 Ağustos 2011 Pazartesi

"Hay Aksi" Eseri Üzerine

 Hastaneler; paranın dünyevi iktidarı, yediden yetmişe muhtaçlıkla dolu, sevinçin maddiyatla kursaklara dizildiği mekan ve ölümün en somut hali..
 Yaşlanmak yaşla olcak işse ben baştan pes ederim bu işe. Yaşanmışlıkla olacaksa eğer  91 doğumlu bir neneyim . İnat güzel şeydir tadılmamışları tatma fırsatı verir sana. Gençleştiriverir  91lik neneyi söz konusu dünyevilikle inatlaşmaysa. Kökleşmiş alışkanlıklara bile sırtını döner galibiyet hırsıyla.
 Farkındalık basar birden tüm bedeni. Bütün duyulardan uzaklaşmak ister. Hayatı yeniden anlamlandırmak istercesine…
 Değişimin sunduğu tecrübeye zamanı eklersek yaşlanırız. Rakamların katı değişmezliği yaşlandırır mı? Tecrübeye yaşantıya bağlı.
 Olgunluk dediğimiz teorik yaşın gerektirdiği biçimde hatta birazıcık üstünde gösterilen davranışsa çocuk ruhlu olgunlarla karşılaşmak çokta zor değil. Hatta hep çocuk kalmak istediklerini söyleyerek kendi kefesine taş koyarlar.
 Ruhun olgunlaşması ise bir avuç kuruntudan ibarettir. Dillendirmekse bezginliğe yorulur tarafımca.Bizim komşu teyzenin taşındığımızdan beri (9 senedir) yaşlı, dilinde hasta olması ve sürekli evinde bir şeyleri yeniliyor olması neye yorulur bilmem bu hususta. Aklıma takıldı öyle.
 Ne yaşlıdır Aynur abla, ne genç ,ne olgun derim ben “Hay Aksi” eseri üzerine. Tüm yaşlarını  karşısına alıp izleyen,  hisleriyle yoğurup  ustalıkla sunabilendir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder